Kanat Oyuncusu Ne?
Hayat, tıpkı futbol gibi… Hep bir koşturma, hep bir hamle, hep bir kafa karıştıran terim. Herkesin bir “kanat oyuncusu” ne olduğunu sormaya başladığı bir dönemde, İzmir sokaklarında gezerken fark ettim ki, bu terimi en iyi anlatan kişi kim? Tabii ki ben! Yani her ne kadar “genç yetişkin” olup hâlâ kendi hayatımı çözmeye çalışan bir insan olsam da, esprili yönümle bu konuyu ele alacak kişi olarak kendimi en doğru aday olarak görüyorum. Ama burada ne yazık ki futbol bilgisi değil, günlük yaşamda, evde, sokakta ya da akşam çayı içtiğim arkadaş ortamında kanat oyuncusunun yeri. Hazır mısınız? O zaman başlıyoruz!
—
Kanat Oyuncusu Kimdir?
Futbolun büyülü dünyasına girmeden önce, kanat oyuncusu ne demek, ona bakalım. Kanat oyuncusu, aslında basit bir tabir gibi gözükebilir, ama futbol sevgilisi değilseniz (ne yazık ki birçoğumuz futbolu sevmeyenlerdeniz), biraz kafa karıştırıcı olabilir. Kanat oyuncusu, bir futbol takımında oyunu genişleten, topu taşıyan, rakip savunmayı parçalayan ve genellikle hızlı koşan oyuncu olarak bilinir. Genelde kanatlarda, yani sahadaki kenarlarda oynar. Orta saha ile hücum arasında gidip gelir. Yani… bir anlamda, hayatın kenarlarında koşturan, ortada olmasına rağmen kenarda kalmayı tercih eden bir insan gibi.
Haa, ben mi? Kanat oyuncusu muyum? Evet! Ama genellikle “kanat” kısmı saçmalığa kadar olan yolda ilerlerken, “oyuncu” kısmı hayatta bir şeyleri yanlış yapmak için koştuğumda beliriyor. Evet, kanat oyuncusu deyince aklımda bu şekil canlanıyor. Ama gerçekte, kanat oyuncusu hayatta koşturan, bazen ofsayta düşen, bazen de gol atan bir insan mıdır? Gelin biraz bu soruyu derinlemesine düşünelim.
—
Günlük Hayatta Kanat Oyuncusu
Düşünsenize, bir arkadaş grubundasınız ve bir anda futbol konuşması başlıyor. Kimse futbolu bilmediği için herkes kafasında kuruyor. Ben de işte o anda kanat oyuncusu olmaya karar veriyorum, çünkü asıl mesele bu! Ne yazık ki bu konuda kendi başıma takılmaya başladım. Kafamdaki futbol takımını kurduğumda ilk aklıma gelen kanat oyuncusuydu. Herkesin ayağı topa değiyor, yalnızca ben hâlâ oyun içinde olan ama kenarda durmaya çalışan bir “kanat oyuncusu”yım. Tıpkı o futbolcular gibi, arada dışarıda kalan, kendi yolunu çizen, her an “ofsayt” durumu yaşayabilecek bir adamım. Ama zaman zaman ortada da oluyorum, bu bir dilemma.
—
“O zaman benim de kanat oyuncum olmalı.”
Bunu demek de ne kadar kolay! Mesela geçtiğimiz günlerde sevgili arkadaşım Kerem’le akşam yemeği yerken, arada geçen “kanat” muhabbetiyle ilgili şunları söyledik:
Kerem: “Bence kanat oyuncusu gerçekten eğlenceli bir iş, her an süratli olman gerekiyor!”
Ben: “Tabii tabii, hele bir de ofsayta düşme durumun var. Onu düşünemezsin bile!”
Kerem biraz daha şaşırmış şekilde bakarak, “O zaman sen nasıl bir kanat oyuncususun?” diye sordu. Ben de kendimi kaptırıp, şöyle dedim:
Ben: “Sürekli sağa sola koşuyor, bir türlü doğru yere gitmiyorum! Ama her zaman en kritik anda kalıyorum! Gol atabilirim, ama genellikle topu kaybetmekle meşgulüm!”
Gülüştük ve sonra konu başka bir yere kaydı. Ama burada önemli olan şey şu: Kanat oyuncusu olmak demek, sürekli hareket hâlinde olmak demek. Her an bir hedefin ve amacın olması gerekiyor. Ama bazen “ofsayta düşmeden” topu alıp gitmek zor olabiliyor, tıpkı hayatta olduğumuz gibi. Herkesin bir hedefi var, fakat ulaşmaya çalışırken bazen fazlasıyla savruluyoruz.
—
Kanat Oyuncusu Hayatta Nasıl Olur?
Kanat oyuncusu ne kadar futbol sahasında hızla ilerlese de, hayatın gerçek sahasında o kadar hızlı olmamız beklenmez. Zaten hayatı futbol gibi oynamak oldukça karmaşık bir iş. Bazen yerinde durmak, bazen geriye gitmek gerekir. Hatta, bazen topu kaybettikten sonra yeniden almak gerekebilir. Ama kanat oyuncusu olanlar, yani bizler, hiçbir zaman sadece “kenarda” durmayız.
Hayatta da tıpkı sahada olduğu gibi, sürekli bir yerlere doğru koşmak gerekir. Ama her zaman bir engelle karşılaşırsınız, birilerinin topu almak istediğini görürsünüz. Sizin de asıl göreviniz, o topu almak, ama o top bir türlü sizin olmuyor. Hep bir yerlerden çıkıyor ve kayboluyor. Bunu sadece sahada değil, hayatın içinde de görebilirsiniz. Kanat oyuncusunun asıl amacı, her an koşturmak ama bazen de dinlenmeye yer bulamamaktır. Yani hayatta kendinize “ofsayt” kuralları koyarsınız ve bir şekilde bu kuralın sınırlarında kalmaya çalışırsınız. Ama kimseyi geçmek, hiçbir zaman kolay değildir.
—
Kanat Oyuncusu Olmak, Her Zaman Hızlı Olmak Demek mi?
Evet, dışarıdan bakıldığında öyle gözükse de, aslında o kadar da basit değil. Hızlı olmak, çok güçlü olmak demek değil. Bir kanat oyuncusu ne kadar hızlı koşarsa, bazen o kadar dikkatli olmalı. Aksi takdirde, herkes sizi hızlıca geçebilir. Hayatta da böyle değil mi? Hızlıca bir yere gitmeye çalışırken, kaybolduğumuzu hissetmek ya da çok çabuk tükenmek… İşte bunlar da tam olarak kanat oyuncusunun yaşadığı sıkıntılar.
Mesela geçen hafta sonu, arkadaşlarla buluştuğumda (yine ben kanat oyuncusu modunda) şöyle dedim:
Ben: “Biliyorsunuz, çok hızlı hareket ederken bazen kayboluyorum, sanki her şey önümde uçup gidiyor ama ben hep kenarda kalıyorum.”
Arkadaşım: “Evet, senin hızınla gelmek zor… Zaten sürekli başka yerdesin.”
Ben: “Evet ama asıl mesele o hızda değil, durabilmekte.”
Her an hızla koşturduğumuzda, geriye bakmaya bile vakit bulamayız. O yüzden belki de bazen durup derin nefes almak gerek.
—
Kanat Oyuncusu Olmak, Hayatta Her Şeyin Kendisidir!
Bazen futbol sahasında her şeyin kontrolü bir tek kanat oyuncusunun ellerindedir. Bazen hızla, bazen de stratejiyle… Fakat ne olursa olsun, kanat oyuncusu olmak demek, hayatta en çok kendinizi çözmeye çalışmak demektir. Eğer bir insan olarak, her şeyi hızlıca yapmak isterseniz, bazen kaybolabilirsiniz. Ama bir kanat oyuncusu gibi, o hızlı adımlarda bile bir yol bulmayı öğrenmek de gerekir.
Kısacası, kanat oyuncusu olmak demek, hayatın içinde hızla koşmak, ama gerektiğinde bir duraklama yapabilmek demek. Benim gibi biri için, yani her konuda derin düşünen, ama en çok da “kenarda” kalan biri için, işte bu tam olarak bir yaşam dersi: Koşarken düşünmek, ama düşünebildiğin kadar koşmak!
O yüzden, bir kanat oyuncusunun sırrı, hızda değil, yavaşlayabilmekte!