İstinabe Delil Midir? – Hukukî ve Tarihsel Bir Bakış Bir tarihçi olarak, mahkeme köşelerinde saklı duran belgeleri, yargı salonlarında yankılanan “tanık” seslerini ve iki mahkeme arasında gidip gelen yazışmaları incelediğimde; hukuk sistemlerinin yalnızca kurallar bütünü değil, toplumsal güvenin, bireyin devlete olan inancının ve adaletin simgesi olduğunu görürüm. Bu bağlamda, istinabe kavramı dikkatimi çekmişti: Başka bir yargı çevresinde yapılması gereken işlemler için yapılan yardım talebi. Ancak zamanla fark ettim ki, “istinabe” yalnızca bir yardım talebi değil; aynı zamanda delil toplamanın sınırlarını, savunma haklarını ve adil yargılanma ilkesini de içine alan anlamlı bir pratik. Peki, “istinabe delil midir?” sorusu ne kadar net bir biçimde…
4 Yorum