Mezarda Kefen Neden Çözülür? İnsanlık Tarihinden ve Geleneğinden Derin Bir İnceleme Merhaba sevgili okuyucular, Bugün ilginç bir soruyu birlikte keşfedeceğiz: Mezarda kefen neden çözülür? Belki de birçoğumuz, ölüm sonrası cenaze törenlerine katıldık ya da bununla ilgili hikâyeler duyduk, ancak çoğumuz bu geleneksel uygulamanın ardında ne tür bir anlam bulunduğunu düşünmedik. Bu yazımda, mezarda kefenin çözülmesinin tarihi, dini ve kültürel açıdan nedenlerine bakarken, bu konudaki insan hikâyeleriyle de derinleşeceğiz. Hadi gelin, birlikte kefenin mezarda çözülmesinin ardındaki anlamı keşfedelim ve bu geleneklerin insanlık tarihindeki yerini anlayalım. Bir Zamanlar Bir Köyde: Ayşe’nin Hikâyesi Ayşe, küçük bir Anadolu köyünde büyüdü. Herkesin birbirini tanıdığı, geleneklerin…
6 YorumEtiket: ve
Kuru İğneleme Ne İşe Yarar? Antropolojik Bir Perspektiften İnceleme Kültürlerin Çeşitliliğini Keşfetmek: Bir Antropologun Gözünden Antropoloji, insan kültürlerinin, topluluk yapılarının ve bireylerin çeşitli ritüel, inanç ve pratikleriyle nasıl şekillendiğini anlamaya çalışan bir bilim dalıdır. İnsanlık tarihinin her aşamasında, çeşitli topluluklar kendilerini ifade etmek, anlam bulmak ve toplumsal bağlarını güçlendirmek için farklı yöntemler geliştirmiştir. Kuru iğneleme de, farklı kültürlerde ortaya çıkan ve zamanla belirli toplumların sağlıklı yaşam, şifa ve kimlik pratikleriyle bütünleşen önemli bir uygulamadır. Bir antropolog olarak, kültürlerin çeşitliliğini ve bu çeşitliliğin insan ruhuna nasıl etki ettiğini merak ederim. Kuru iğneleme, basit bir iyileşme yönteminden çok daha fazlasıdır. Hem fizyolojik…
4 Yorumİşkın: Bir Bitkinin Felsefi Derinliği Giriş: İşkın’ın Derinliği ve Felsefi Bakış İşkın, Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre, dağ ve yüksek bölgelerde yetişen, kökleri yenilebilen, ekşimsi bir tadı olan ve genellikle insanlar tarafından çiğ ya da pişirilerek tüketilen bir bitkidir. Görünüşte, bu basit tanım sadece bir bitkiyi tanımlar; ancak bir filozof bakış açısıyla bakıldığında, işkın yalnızca fiziksel bir varlık değil, aynı zamanda derin ontolojik, etik ve epistemolojik soruları gündeme getirebilecek bir öğedir. Peki, bir bitki olarak işkın, felsefi bir bağlamda ne anlama gelir? Bu yazıda, işkının ne olduğunu tartışırken, bu soruyu daha derinlemesine ele alacağız. Ontoloji Perspektifinden İşkın Ontoloji, varlık bilimi…
8 YorumGözaltı süresi kaç saat? Türkiye’de yasal çerçeve, tarihsel arka plan ve güncel tartışmalar Gözaltı süresi, bir kişinin yakalandıktan sonra hangi azami süreyle özgürlüğünden yoksun bırakılabileceğini belirleyen kritik bir güvencedir. Türkiye’de temel kural, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m. 91 uyarınca gözaltının “yakalama anından itibaren” en fazla 24 saat olmasıdır; yakalanan kişinin en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu nakil (sevk) süresi bu hesaba eklenebilir ancak bu 12 saati aşamaz. Böylece istisnai durumlar dışında toplam süre 24+12 saatlik teknik bir üst sınıra dayalı olarak uygulanır. :contentReference[oaicite:0]{index=0} Toplu suç istisnası: 4 güne kadar uzatma Üç veya daha fazla kişinin iştirakiyle toplu olarak…
2 YorumGereklilik Kipi Nedir? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Dil, insan ruhunun derinliklerine inmek ve varlıkla olan ilişkimizi anlamak için bir köprüdür. Her kelime, bir düşüncenin, bir duygunun taşıyıcısıdır. Edebiyat ise bu kelimeleri en güçlü şekilde kullanarak insanın iç dünyasını dışa vurur. Bir yazar, dilin ince nüanslarıyla karakterlerinin hayatlarını şekillendirir ve toplumsal yapıları sorgular. Bu yazıda, dilin güçlü araçlarından biri olan ‘gereklilik kipi’ni edebi bir bakış açısıyla keşfedeceğiz. Bu kip, bir eylemin zorunluluğunu anlatırken, aynı zamanda derin bir içsel anlam taşır. Hadi gelin, gereklilik kipinin edebi dünyasındaki yerini ve bu kipin hangi metinlerde nasıl kullanıldığını inceleyelim. Gereklilik Kipi Nedir? Türkçede, gereklilik kipi,…
2 YorumDuruşma Açmadan Karar Verilir Mi? Toplumsal Normlar ve Bireylerin Etkileşimi Üzerine Bir Analiz Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıların ve bireylerin etkileşimini anlamak, zaman içinde giderek daha fazla dikkatimi çeken bir konu haline geldi. İnsan toplulukları, kurallar, normlar ve geleneklerle şekillenir. Ancak bu yapılar, bireylerin düşünce tarzları, davranışları ve toplumsal roller üzerinden sürekli olarak yeniden şekillenir. Bu yazı, duruşma açılmadan, yani bir davada tarafların bir araya gelmeden karar verilmesinin toplumsal dinamikler üzerindeki etkilerini inceleyecek. Bunun yanı sıra, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratiklerin bu tür kararlarda nasıl etkili olduğunu da tartışacağız. Toplumsal Normlar ve Yapısal İlişkiler Toplumlar, belirli kurallar ve…
2 Yorumİma Ne Demek TDK? Dilin Geleceği ve İma’nın Yeni Yüzyıldaki Yeri Bugün, dilin bir kelime üzerinden nasıl şekil aldığını ve gelecekte nasıl bir dönüşüm geçireceğini merak ediyor musunuz? “İma” kelimesi, belki de düşündüğünüzden çok daha fazlasını ifade ediyor. TDK’ye göre “ima”, bir şeyin doğrudan söylenmeden, belli bir şekilde anlatılması, anlatılmak istenenin dolaylı bir biçimde ifade edilmesidir. Ama dilin geleceği, belki de bu kelimenin anlamını nasıl algılayacağımızı ve nasıl kullanacağımızı değiştirecek. İster stratejik bir bakış açısıyla, ister toplumsal etkiler açısından bakın, “ima”nın evrimi, gelecekte kültürel ve dilsel bir dönüşüm yaratabilir. Peki, bu dönüşümün etkileri neler olabilir? İşte bu yazıda, “ima”nın gelecekteki…
2 YorumSivas Gemerek Kaç? Psikolojik Bir Mercek Altında Bir Psikoloğun Meraklı Girişi: İnsan Davranışlarının Derinliklerine Yolculuk Bir psikolog olarak, insanların hayatlarındaki küçük detayları sorgularken dahi nasıl büyük psikolojik anlamlar taşıyabileceğini görmek beni her zaman büyülemiştir. “Sivas Gemerek kaç?” gibi basit bir soru bile, insan zihninde oldukça derin bir yankı uyandırabilir. Bunu, kişilerin coğrafi bilgilerini ve içsel dünyalarını anlamak için bir fırsat olarak görmekteyim. Çünkü bir yerin adı ya da konumu, insanların bilinçaltındaki izleri, duygu ve düşüncelerini de yansıtır. Bugün, “Sivas Gemerek kaç?” sorusunu yalnızca bir bilgi arayışı olarak değil, insan davranışlarının psikolojik boyutlarından birini keşfetme aracı olarak ele alacağım. Bu soruyu…
2 YorumHiçbir Zaman Sınırlaması Mümkün Olmayan Haklar Nelerdir? Hepimiz, doğuştan sahip olduğumuz bazı hakların, ne olursa olsun sınırlanamayacak kadar temel olduğunu düşünüyoruz. Ama bir hak, gerçekten hiçbir zaman sınırlanamaz mı? Hangi haklar, insanların yaşamına müdahale edilemeyecek şekilde dokunulmaz? Bu yazıda, hiçbir zaman sınırlaması mümkün olmayan hakları farklı açılardan ele alacağım. Erkeklerin genellikle objektif ve veri odaklı yaklaşımını ve kadınların duygusal, toplumsal etkiler üzerinden bakış açılarını karşılaştırarak, bu konuya dair derinlemesine bir inceleme yapacağız. Erkeklerin Objektif Bakışı: Veriler ve Hukuki Temeller Erkekler çoğunlukla, hakların hukuki boyutunu öne çıkararak konuyu ele alırlar. Yani, bir hakkın sınırlanıp sınırlanamayacağını, temel haklar üzerindeki yasal düzenlemelere ve…
2 YorumEski Türklerde Hatun Ne Demek? Kökenlerden Günümüze Bir Yolculuk Merhaba sevgili okurlar! Bazen bir kelimenin ardında yüzyıllar süren bir tarih, bir kültür ve derin anlamlar yattığını fark etmek gerçekten büyüleyici olabiliyor. Bugün sizi geçmişin derinliklerine doğru bir yolculuğa çıkarmak istiyorum. Bugünkü yazımızda, Eski Türkler’de “hatun” kelimesinin ne anlama geldiğini, bu terimin zaman içinde nasıl evrildiğini ve günümüzde nasıl bir anlam kazandığını keşfedeceğiz. Hazır mısınız? O zaman, gelin bu kadim kelimenin kökenlerinden başlayalım. Hatun: Kadının Gücü ve Yeri Eski Türklerde “hatun” kelimesi, sadece bir eş ya da kadın figürü olarak değil, aynı zamanda saygı duyulan, güçlü ve önemli bir liderin unvanı…
2 Yorum